Sercan Solmaz
1984 İstanbul doğumlu... uzun zamandır "gitar" ve keyboard" çalıyor, solistlik yapıyor... Yeni yüzler , yeni bir yaşam ve yeni bir müzik kariyeri için için ’89 yılından bu yana yaşadığı Antalya’ dan 2005 kasımda Ankara’ya taşındı... Ankara’da çeşitli barlarda grubuyla sahne almakta... Aralık 2005’de faanahtari.com’u hazırladı... .... Şu anda "Zuhal Müzik Ankara" da Piano ve Seslendirme Departmanı’nda görev alıyor...
Sercan Solmaz tarafından yayınlananlar
apple iphone ve mac os x sistemlerde dns ayarları
31 Ağustos 2010 - 16:27
Etiketler: apple dns, apple dns ayarları, dns ayarları, google dns, iphone dns, iphone dns ayarları, iphone youtube, mac os x dns ayarları, open dns, sitelere giriş, yasaklı sitelere giriş, yasaklı web siteler, youtube dns
Kategoriler: Web İşleri | Yorum yok
pc lerdeki gibi alışageldiğimiz türlü türlü programlara alternatifler bulamayabiliyoruz çoğu zaman şirin, mini mac’lerimizde… aslında 1-2 küçük hamle ile gereken dns’leri girdikten sonra gerek iphone, gerekse macintosh yüklü (pcler de olabilir) cihazlarımızda “youtube” benzeri türkiye’den girişi uygunsuz (!) sitelere, başbakanın ”ben giriyorum siz de girin” önerisine kulak vererek giriş yapabiliriz
inan batmış şehirler gibi onarılmaz anılar
01 Ağustos 2010 - 21:31
Etiketler: batmış şehirler, batmış şehirler gibi onarılmaz anılar, inan batmış şehirler, lale dilligil, murathan mungan
Kategoriler: Bakış Açısı | 1 yorum
Çok sevgili arkadaşım Zeynep Tarkan’ın annesi Lale Dilligil’in sesinden Murathan Mungan dizeleri:
hayatımızı savurganca harcadığımız hallerin üzerine gelen, güzel, hüzünlü, anlamlı sözler…
Biri beyaz biri kara iki kedi..
birbirlerinin omzuna kollarını dolamışçasına birbirlerine şefkatle sarılarak,
birbirlerine dayanarak yola çıkmışlar.
Gölgeler akşamüstünü söylüyor.
Yorgun bir günün sonunda eve dönüyorlarmış gibi.
Yüzlerini görmüyoruz ama eminim mırıl mırıl konuşuyorlardır. Belli sınanmış, denenmiş bir dostluk bu,
uzun yolları [...]
yüzün bana benzerse, sesim aynı kalmaz
ufak bir gülüşün vardı… hatırlıyorsun… bana yerleşti o… birden bire yüksek sesli kahkahaların yüzüme oturdu sonra.. durgun bir halin vardı ya koltuğumda zaman zaman… kapı eşiğine not ettim onu… girer çıkarken bakıyor, çok keyifliysem aynı o eski moduma geri döndürüyorum kendimi…zorluyorum bunun için…
anneler yavruları açken yemek yiyemezler ya;
ben de, sen gri elbiseni giydiğinde gülemiyorum hiç [...]
çınar ağacı
şimdi büyük bir çınar ağacının esintisinde, o büyük gölgede saymaya başlıyorum… sımsıkı yumup gözlerimi, bitene kadar bu oyun, sayıları sayıp, aklımı resetlemeyi düşünüyorum… bana yardımcı olabilir misin? senin için zor olmasa gerek, bunu nasıl yapacağımı anlatmak…
arkamı döndüm. saklan şimdi !!!
saymaya başlıyorum…
şimdi…
elma dersem de çıkma, armut da!
gece misafirliğe gelmiş, uyku sersemi dönerken evine
Gidiyor musun diye sorma ne olur!
Biliyorsun, bu kez gidiyorum işte…
Ne de nereye diye sor bana ağlamaktan şişmiş gözlerle…
Gidiyorum senden… Gidiyorum…
Bilmediğim yerlerde ne olduğumu bilmeye gidiyorum…
Anla beni…
Buna vedasız bir terkediş de istersen
ya da birden bire uyandım de uykumdan
Ama ben olmayayım artık düşlerinde bir daha…
Zaman geçtikçe, acılar büyüdükçe
Bildiğimizden farklılaşacağız giderek…
Anla beni…
Sorma ne olur ‘neden’ diye [...]
her kısa yazı bizi köşeye taşımaz…
14 Mayıs 2010 - 14:53
Etiketler: blog yazarlığı, blogculuk, oturduğu yerden para kazanma hevesi
Kategoriler: Bakış Açısı | Yorum yok
zaman zaman bir köşelere şıkıştırılan buruşturulan yazıların, kâğıtların içinden yeni dışa vurumlarımızı gerçekleştirme hissiyatıyla sarıldığımız blog dünyası, rahatlamamız için gayet de güzel bir yer olabiliyor…
kimi zaman fazla özele girip az çok tanıyanlara “çok mu fazla afişe haller yaratıyoruz ” ya da hiç bilmeyenlere “şimdi şunu dedim, bunu dedim, acaba yanlış anlarlar mı” önyargıları, sevgili blogger(!) [...]
arz-ı hâl betimlemesi ve buna çareler
19 Nisan 2010 - 02:08
Etiketler: gece halleri, gece müzik dinlencesi, kafa dağıtma çalışmaları, uykusuz kalmak, yorgunluk
Kategoriler: Günlük | 1 yorum
gece yarısı 12 de evden çıkıp, gece 4 de bar programından çıkıp, sabah 6 da duştan çıkıp, akşam 7 de işten çıktığım günlerde, kalan 5 saati kendime ayırabilmeyi istiyorum tamamiyle…
ertesi gün başımı zonklatan vodka-redbull un yarattığı damacana özlemini keyifle yaşayacağım öğlene kadar yarı uykulu olup, “oh mis ev ofis ne de hoşmuş”luğuna koşmak istiyorum zaman [...]
pas kilitli şehrin palas pandıras şarkısı
10 Nisan 2010 - 17:06
Etiketler: ayrılık saçmalamaları, gece yarısı melankolizmi, pişmanlık, şarkılara anlam yükleme
Kategoriler: Günlük | 1 yorum
şüphe uyandıran cümlelerle geldim bugün yanına.. her tadında farklı cesaretler sezinleyebildim sanırım.. kızgınlık, pişmanlık, iki arada bir derelik vardı aklımda da, şimdi kalsın bir kenarda, başka bir şeyler düşüneyim diye unutuverdim yine onları.. unutmaya zorladım en azından şimdilik.. bakarsın gelirse hatrıma, okunması güç yazımla yine, karalarım pembe-siyahlı koparılmaktan sayfası kalmamış mini defterine…
saçmalamaların en olası saatlerinde -ki [...]
kanılar, tanılar ve sanrılar tadı
09 Nisan 2010 - 16:38
Etiketler: beklemek, beklenti, çabalamalar, halisinasyon, yanılgılar
Kategoriler: Günlük | Yorum yok
tuzladığın yanağını öptüm… sanmıyordum bu saatlerde böyle dolu olabileceğini.. kalmış mıydı artık yükü geçmiş tatsızlığı geride gecelerin, yanılmışım sanırım..
yanıldığım pek çok şeyin olduğunu ve bundan sonra da olacağını rahatlıkla kestirebiliyordum .. olmasın, sıkmasın, sarsmasın diye, şaçmalıkların içinden çıkış yolunu çizip öyle iyileştirmeye çabalıyordum.. uğraştıkça seni de beni de iyi etmeyeceğini biliyordum bu yanlış merhemin. farkındaydım.. [...]
