Serzeniş

gece misafirliğe gelmiş, uyku sersemi dönerken evine

Gidiyor musun diye sorma ne olur!
Biliyorsun, bu kez gidiyorum işte…
Ne de nereye diye sor bana ağlamaktan şişmiş gözlerle…
Gidiyorum senden… Gidiyorum…
Bilmediğim yerlerde ne olduğumu bilmeye gidiyorum…
Anla beni…
Buna vedasız bir terkediş de istersen
ya da birden bire uyandım de uykumdan
Ama ben olmayayım artık düşlerinde bir daha…
Zaman geçtikçe, acılar büyüdükçe
Bildiğimizden farklılaşacağız giderek…
Anla beni…
Sorma ne olur ‘neden’ diye [...]

ada vapuru yandan çarptı

bu plansızlık da neyin nesi be adam?
karman çorman halin ne şirin değil mi… çok mu beğeniyorsun kendini böyle? olmadı di’mi haller istediğin gibi… battı kayığın minik su birikintisinde dar sokağının…
ne yapacağına, ne olacağına, burada kalıp kalmayacağına, O’nunla olup olmayacağına karar vermen gerekmiyor mu artık… gerçi şimdi ne olduğu belli oldu da, tam alışamadın diyelim… bir [...]

volüm o kadar açık değil… kapalı olan ne peki?

herkesin bir üst komşu çekmişliği var mıdır? hep alttakiler mağdur da (biz oluyoruz o güruh), üsttekiler şeytan mıdır? hep o çocuklar “bööeeggghhhhtgghhrööyyyy” diye bas bas bağırıp, koca takunyalarıyla depar atmak zorunda mıdır antrede bi’ o yana bi’ bu yana… kırılan dökülen vazolar hep bir bir üst komşunun kavgasının içinde mi yer almalıdır…  zaten kavgasız gün [...]

arama motorlarını motor mu sandın

bir insanın kısa hikayeden beklentisi nedir… ya da bir web gezginin diyelim. kısa hikaye dediğimiz zaman aklına ne gelmelidir…
üye olanların paylaşmak istediği kendi yazdıkları denemeleri, hikayeleri ve benzeri yazıların yayınlandığı kisahikayeler.com sitesinin ziyaretçi istatistiklerini veren bir modülü var…  bu modül bize kim hangi şehirden, hangi kelimeleri arama motorlarına yazarak, siteye ulaşmış gibi aydınlatıcı bilgiler vermekte… böylece [...]

işverenin beklentisi cyborg işçiler mi?

Eylemleri, grevleri, zorlukları, hepsini sindiriyoruz. Bağışıklığımız yüksek, tüm dayanılmaz hak çalımlarına. Alışmışız, “koyver g…..ne gitsin” dedikçe de, ne hale geldiğimizi başkalarından dinliyoruz… Kendi halimizin farkına yıllar sonra vardığımızda da, “cidden geç olmuş, bir şeyleri oturup tartışmak için” diyeceğiz büyük olasılıkla…
— “bu kez farklı olacak ama! vuru’cam masasına yumruğumu , diy’cem bir bir laflarımı” deyip, gecesinde de;
—“yaa, [...]

engelli web

blogger’indan, imeem’ine, youtube’undan, geocities’ine, googlesites’ine kadar bi’dolu siteye erişim engellenmiş durumda ki artık rahat rahat blog’umuzu yazamaz videomuzu yükleyemez hale geldik tedirginlikten… şimdi ya buradaki yazılar da silinirse diye on bin tane word dosyası açıp sağa sola yeni word belgesi, yeni word belgesi (2),yeni word belgesi (3), diye apar topar kaydedip bir de onları istenildiği [...]

sevgililer günü

kendisinden pek emin zatların bir aşk besiciliği yaptığını sandığım “ben senin bildiğin kadınlardan değilim”, “seni aşksız bırakmam ” deyip, “sana onu unutturacağım” la devam eden bok püsür çöp tenekesi kıvamında mesajlar silsilesi bir gune bulaşmış durumdayız…
sevgilin yoksa yoktur, varsa vardır… bunu dunya meselesi haline getirip, “ben böyle gunun ta aq” tadında tadı kaçmış , kokuşmuş [...]