Analog ve Dijital Arasında Farklılıkları ve Kullanma Alışkanlıkları

Analog ve Dijital Arasında Farklılıkları ve Kullanma Alışkanlıkları

Sercan Solmaz

Published on Jul 27, 2021

3 min read

Subscribe to my newsletter and never miss my upcoming articles

analog-digital.jpeg

Sevgili arkadaşım Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi öğrencisi Rıdvan Gülseçgin'in bir araştırma konusunda, bana bir kaç sorusu olmuştu. Ben de naçizane kendi fikirlerimi detaylandırmaya çalıştım.

Söz konusu bilgiler ödevin tamamı olmayıp, sadece benim ilettiğim bilgilerdir.

Önemli Müzik Teknologlarının Analog ve Dijital Hakkında Görüşlerini Araştırıp Karşılaştırmalı Bir Analiz Yapınız.

Buna öncelikle biraz psikolojik anlamda da yaklaşıyorum. Fiziksel sesi dinlemek, bir kayıt alınırken, bir plak üretilirken, plağın üzerine ses kazınırken ve iğnenin plağa sürtünmesiyle ses üretilirken ve bunu son kullanıcıya kadar duyururken tamamen analog, fiziksel ortamlar üzerinden ilerlenmesi ve aslında asıl kayıpsızlığı duymak / hissetmek kişide, eğer müzik tutkusu da normal bir kullancının biraz olsun üzerindeyse, çok farklı bir hissiyat yaratıyor kesinlikle.

plak-removebg-preview.png

Bir müzisyenin kayıdı aldığındaki tüm gerçekliği bir analog sistemle tüm limitlemelerden, sıkıştırılmalardan uzak ve gerçekten önümüzde gibi hissetmemizin sebebi de tam anlamıyla bu yüzden. Dijital olan, gerçek ve analog olanı taklit edip yakın olmaya çalıştıkça, daha iyi hale geldiği kuşkusuzdur ama bazı verisel gerçekleri de göz önünde bulundurmak gerekir.

Örneğin Bant genişliği; Analog ses, sınırsız olarak kabul edildiği için bant genişliği söz konu olduğunda dijitale göre daha öndedir. Bu da sesin, kaliteden ödün verilmeden daha yüksek çözünürlüklere taşınabileceği anlamına gelir. Dijital kayıtta ise, sinyal kaydında sınırlama ve sabit bir bant genişliği aralığı söz konusu olduğundan bahsedebiliriz.

Tabi bu verileri depolamanın da sıkıntıları plak ya da kaset çalarlar üzerinden söz konusu oldukça kalitenin bozulması, tekrar çalındıkça kaydın eskimesi / deforme olması veya yeniden kopyalandıkça son kopyaya doğru kalitenin iyice düşmesi gibi sorunlar dijitalde yaşanmaz.

Analog kaydedeceğimiz bir sesi ele alalım.

Ses doğal olarak analog bir sinyaldir. Analog seste bir süreklilik söz konusudur. Dijital seste ise -sesin tüm gerçekliğini duymak için kayıt alınmış olsa da- sesin yoğunluğunu, çözünürlüğünü ve dinamik aralığını elimizdeki ekipmanların becerileri son derece etkiler. Bu da sesin bilgisayar ya da benzeri dijital depolayıcılar üzerinde nasıl yeniden depolanacağının bilgisi yeni baştan oluşturulur.

Kendi Beğendiğiniz Müzik Türünde Çalışan Kimselerin, Analog ve Dijital Kullanma Alışkanlıklarını Araştırınız

Stüdyo ortamlarında kayıt aldığımız zamanlar dijital sistemlerden yararlanmak benim için son derece kullanışlı oluyor. Artık günümüz teknolojisinde geriye dönük çalışma, projelerin üzerinden geçme, ortak gruplar halinde çalışma sıklıkla uygulandığı için, bir Daw üzerinde kayıda almamız gereken, örneğin bir gitar sinyalini, istediğimiz bir amphi düzeninden geçirip tamamiyle bilgisayar ortamından da kopmadan, daha önceden örneklenmiş seçenekler içerisinde kullanışlı bir sonuca varabiliyoruz.

Böylece sert bir gitar tonunu bile, daw içerisine ham sinyal olarak sadece ‘’clean’’ ton aldığımız için, uzun bir zaman sonra dahi bambaşka istediğimiz bir amplifikatörden çıkmış örnekle değiştirebiliyoruz.

Bu kayıt işi yapanların işlerini oldukça hızlandıran bir netice sağlıyor uzun yıllardır.

Öte yandan, o ''özel ton'' dediğimiz’’ nev-i şahsına münhasır bir gitar tonunu yakaladığımız, örneğin bir ''Vox AC15C2'' gitar amphisinin önüne, bir Akg C414 XL II condenser mikrofonu ile klasik British tonlarını yakalamanın tam karşılığını almak pek de kolay olmaz.

Sadece dijital Plug-in ile hemen her tona rahatça ulaşırız demek çok doğru değilse de, her birinin kendine has kolaylıkları, sound belirginlikleri ve uygulama farklılıkları var.

AC15C2-large-removebg-preview.png Vox AC15C2

akg-c414-xlii-profesyonel-studyo-kayit-d9d348.png Akg C414 XL II

Özellikle son 10 yılda home studio düzeninde çalışma istasyonları çoğaldıkça, çevre faktörlerinin de devreye girmesinden dolayı, çok özel bir netice aranmadıkça projelerin sadece dijital üzerinde gitmesi ve son kullanıcıya kadar dijital olarak ilerlemesi tüm sektör çalışanlarına oldukça büyük kolaylıklar sağlamakta.

Analog ve dijital konusu sadece sound / kalite olarak değil, çalışma şekli olarak da prodüksiyonda, iş akışında farklı çalışmaları beraberinde getiriyor. Hepsinin en nihayetinde damakta bıraktığı lezzet birbirinden muhakkak farklı oluyor.

Rıdvan'ın diğer sorularını ilettiği teknologların cevaplarını oldukça merak ediyorum. Herkesin sese, müzik teknolopjisine yaklaşımı birbirinden oldukça farklı.

Cevaplarım bu şekildeydi. İşin içinde derinlemesine olmayanlar için çok fazla terim ve karmaşık detaylar anlatığımın farkındayım. Ancak bu şekilde teknik bir cevabın, özellikle okulun tanımını düşündüğümüzde daha doğru olacağını düşündüm.

Bana fikirlerimi iletme şansı sunduğu için teşekkür ederim Rıdvan.

Dilerseniz beni aşağıdaki adreslerden takip edebilir, mini ev albümüme de kulak verebilirsiniz.

Facebook | Instagram | Twitter | PODCAST | Spotify | iTunes |

 
Share this

Impressum

Copyright © Sercan Solmaz. Tüm haklarını sakladım :)

Proudly part of